Tutankhamun Mezarı Keşfi
Mısırbilimci Howard Carter‘ın 1922 yılında Krallar Vadisi‘nde Tutankhamun‘un mezarını keşfetmesi, sadece bir firavunun defin alanını bulmaktan çok öte bir olaydı. Bu, 3.300 yıl boyunca bozulmadan kalmış, Antik Mısır’dan günümüze ulaşan tek kraliyet mezarıydı.
Diğer firavun mezarları eski çağlarda mezar soyguncuları tarafından yağmalanmışken, Tutankhamun’un mezarı adeta mucizevi bir şekilde molozların altında saklı kalmıştı. Mezarın açılmasıyla ortaya çıkan yaklaşık beş binden fazla eser, zamanla oldukça hassaslaşmış durumdaydı ve bu eserleri korumak büyük bir çaba gerektirdi.
Bu keşif, tüm dünyada adeta bir medya çılgınlığına yol açtı. Mezar eşyalarının zenginliği ve estetiği, Batı’da Mısır esintili tasarımları popülerleştirdi ve Mısır modası hızla yayıldı.
Ulusal Gurur ve Siyasi Gerilim
Tutankhamun’un mezarı, o dönemde İngiliz yönetiminden kısmen bağımsızlığını kazanmış olan Mısır için de büyük bir anlam taşıyordu. Mezar, modern Mısır’ın antik medeniyetle olan bağlarını vurgulayan Firavunculuk adı verilen milliyetçi ideolojiyi güçlendirdi. Bu, Mısırlılar ile kazıya liderlik eden İngiliz ekibi arasında gerilime neden oldu.
Kazının sponsoru 5. Carnarvon Kontu‘nun bir enfeksiyondan ölmesiyle medya ilgisi daha da arttı. Bu olay, mezarın üzerinde eski bir lanet olduğu spekülasyonlarına yol açtı ve keşfin gizemli havasını pekiştirdi.
Anlaşmazlık ve Mirasın Geleceği
Carnarvon’un ölümünden sonra, Carter ile Mısır hükümeti arasında mezar üzerindeki kontrol için bir çekişme başladı. Bu gerginlik, Carter’ın 1924’te protesto amacıyla çalışmayı durdurmasına yol açtı. Anlaşma, önceki kazıların aksine, eserlerin hükümet ve kazı sponsorları arasında paylaşılmayacağını ve mezarın neredeyse tüm içeriğinin Kahire’deki Mısır Müzesi‘ne verileceğini garanti altına aldı.
Mezardan çıkarılan son eserler 1932’de Kahire’ye gönderildi ve böylece bu destansı kazı tamamlanmış oldu.
Tarihin Işığında Tutankhamun
Tutankhamun’un mezarı, beklenenin aksine kendi dönemi hakkında çok fazla tarihi bilgi sunmadı. Ancak, o dönemin maddi kültürü hakkında paha biçilmez bilgiler sağladı. Eksiksiz bir kraliyet cenaze töreninin nasıl yapıldığını gösterdi, zengin Mısırlıların yaşam tarzlarına dair ipuçları verdi ve antik mezar soyguncularının davranışları hakkında kanıtlar sundu.
Keşfin yarattığı ilgi, Mısır’da Mısırbilim alanında eğitim çabalarını teşvik etti. Günümüzde Mısır hükümeti, bağış toplama ve diplomasi amacıyla Tutankhamun mezar eşyalarını dünya çapında sergilemeye devam ediyor. Tutankhamun, sadece bir firavun olmanın ötesinde, tüm dünyanın tanıdığı bir Antik Mısır sembolü haline geldi.









