Anat, Geç Orta Krallık’tan itibaren Mısır’da tapınılan, Yakın Doğulu bir savaş tanrıçasıdır. Ugaritli Kenanlıların mitolojisinde Anat, fırtına tanrısı Baal’ın kız kardeşi, sevgilisi ve intikamcısıydı. Mısır’da ise Ra’nın kızı ve fırtına tanrısı Seth’in eşi olarak kabul edilirdi. Güneş tanrısının zorlu bir koruyucusuydu ve savaş meydanında kralları korurdu.
Mısır sanatında Anat, genellikle bir kalkan, mızrak ve balta taşıyan bir kadın olarak tasvir edilirdi. Bir büyü metni, Anat’ın kaos güçlerini temsil eden bir grup vahşi eşeğe karşı Ra’nın yanında savaştığından bahseder. Bu mücadele o kadar şiddetliydi ki, Anat yaralanan güneş tanrısının kanını on beş metal kaseye toplamıştır. Kral III. Ramses, istilacı Deniz Kavimleri’ne karşı verdiği umutsuz mücadelede Anat’ın kendisinin kalkanı olduğunu iddia etmiştir.
Kenan mitolojisinde Anat ve Baal, bir inek ve bir boğa formunda çiftleşirken; Mısır’da Anat’a “Seth’in büyük ineği” denilirdi. Birkaç büyü metninde yer alan bir mite göre, Seth “Tohum Tanrıçası”nı banyo yaparken görür ve onunla ilişkiye girer. Yalnızca yaratıcı güneş tanrısının Tohum Tanrıçası ile çiftleşmesine izin verildiğinden, bu kutsal olmayan eylem Seth’i zehirler. “Savaşçı gibi davranan kadın” Anat, Seth için yardım talep etmek üzere babası Ra’ya koşar. Belki de savaşçı kızından duyduğu korkuyla Ra, İsis’e sihrini kullanarak Seth’i iyileştirmesini emreder.

