Khonsu, adı “Gezgin” anlamına gelen bir ay tanrısıydı. Mısır’ın güneyinde Amun ve Mut‘un oğlu olduğu söylenirken, kuzeyde ise Ptah ve Sekhmet‘in oğlu olarak kabul edilirdi. Genellikle bir şahin başlı adam veya gençlik lülesini taşıyan bir çocuk olarak tasvir edilirdi. Başında ise, bir hilalin üzerinde dolunaydan oluşan kendine özgü bir başlık bulunurdu.
Khonsu’ya yapılan en eski atıflar onu korkutucu bir figür olarak gösterir. O, küçük tanrıları boğan ve ölülerin kalplerini yiyen “tanrıların öfkeli olanıydı”. Daha sonraları kader, yargı ve ceza ile ilişkilendirilmiştir. Khonsu’nun babun formu, “Yıl Sonu Kitaplarının Koruyucusu” olarak korkuyla anılırdı. Bu kitaplar, tanrıların o yıl içinde öleceklerin adlarını yazdığı kitaplardı. İnsanlar, kaderin hükümlerini değiştirmesi için tanrının daha nazik bir yönü olan “Merhametli Khonsu”‘ya başvururlardı.
Khonsu, esas olarak bu vahşi özelliklerinden dolayı güçlü iblislerle mücadele etmek için büyülerde çağrılırdı. MÖ dördüncü yüzyıla ait bir yazıt, bir ruh tarafından ele geçirilmiş yabancı bir prensese yardım etmesi için Khonsu’nun heykelinin nasıl gönderildiğini anlatır. Bu hikaye, 900 yıl önce, II. Ramses döneminde geçer. Hikaye, Ramses’in uzak bir ülke olan Bakhtan’ın prensesiyle evlendiğini anlatır. Kral ve kraliçe Thebes’te bir festivali kutlarken, kraliçenin kız kardeşi Bentresh‘in çok hasta olduğu haberi gelir.
Kral Ramses, Bakhtan’a bilgili bir katip gönderir. Katip, prensesin hastalığının, kendisinin savaşamayacağı kadar güçlü bir ruhtan kaynaklandığını teşhis eder. Bakhtan prensi, Mısır kralından bu ruhla savaşabilecek bir tanrı göndermesini ister. Ramses, Karnak’taki Khonsu kahinine danışır ve kendisine “Kaderi belirleyen Khonsu, hastalık iblislerini kovan yüce tanrı” olarak bilinen özel bir tezahürü barındıran bir heykel göndermesi söylenir. İlahi heykel, on yedi ay süren bir yolculuktan sonra Bakhtan’a ulaşır. Tanrı, prenses için büyülü bir koruma yaratır ve prenses “hemen iyileşir”. Bakhtan prensi ve askerleri, Khonsu’nun kovduğu ruhla konuşmasını korkuyla izler. Khonsu, prens’e ruhu yatıştırmak için adaklar sunmasını emreder, böylece ruh bir daha asla geri dönmez. Prens, ilahi heykelin gücünden o kadar etkilenir ki, onu Bakhtan’da tutmaya karar verir. Birkaç yıl sonra, tanrı prense rüyasında görünür ve evine dönmek istediğini açıkça belirtir. Prens heykeli daha fazla tutmaya cesaret edemez ve onu, Khonsu’nun tapınağı için birçok zengin hediyeyle birlikte Mısır’a geri gönderir.
Karnak’taki Khonsu tapınağı çok iyi korunmuştur. Duvarlarından birinde, Khonsu kozmogonisi olarak bilinen bir metin bulunmaktadır. Bu tür metinler, dünyanın kökenlerini açıklamaya çalışır. Bu versiyonda Khonsu, kozmik yumurtayı dölleyen ve “Khonsu (Gezgin) adıyla Thebes’e seyahat eden” büyük yılanla özdeşleştirilir.

