Huni

İçindekiler

Hüküm Süresi: M.Ö. 2600 civarı (3. Hanedanlık Sonu) – Yaklaşık 24 Yıl. Unvanlar: Huni (Vuran Kişi veya Yıkan), Nisu-Bity (Yukarı ve Aşağı Mısır Kralı), Qahedjet (Olası Horus İsmi).

Tarih ve Efsane

Mısır’ın Üçüncü Hanedanlığı’nın son firavunu olan Huni, Eski Krallık tarihinin en kritik köprülerinden biridir. Djoser ile başlayan ve Sakkara ile sınırlı kalan anıtsal taş mimarisini, Nil Vadisi’nin en güney uçlarına kadar taşıyan vizyoner bir liderdir. Tarihçiler tarafından genellikle uzun ve istikrarlı bir saltanat sürdüğü kabul edilir.

Huni’nin önemi, sadece kendi icraatlarında değil, halefi Sneferu ile olan ilişkisinde ve Büyük Piramitler Çağı’nın (4. Hanedanlık) genetik ve mimari temellerini atmasında yatar. O, deneysel mimarinin son temsilcisidir.

Kökeni ve Ailesi

Huni’nin soy ağacı, Mısır tarihinde hanedanların nasıl el değiştirdiğini anlamak için mükemmel bir örnektir.

Sneferu ile İlişkisi: Uzun yıllar boyunca Sneferu’nun, Huni’nin (ikincil bir eşten olan) oğlu olduğu düşünülmüştür. Ancak güncel Mısırbilim görüşleri, Sneferu’nun Huni’nin kızıyla evlenerek tahta geçen bir damat veya güçlü bir soylu olabileceği ihtimalini de değerlendirir.

Kızı Hetepheres I: Huni’nin en kesin mirası kızı Hetepheres’tir. Hetepheres, Sneferu ile evlenerek, Büyük Piramidi inşa edecek olan torunu Keops (Khufu)‘nun annesi olmuştur. Yani Huni, Giza piramitlerini yapan kralların biyolojik dedesidir.

Saltanat Yılları

Huni’nin saltanatı hakkında elimizdeki en edebi belge, Orta Krallık dönemine ait “Kagemni’nin Öğretileri” (Instruction of Kagemni) adlı bilgelik metnidir.

Barışçıl Geçiş: Papirüs, Huni’nin ölümünü ve halefinin tahta çıkışını şöyle anlatır: “Majesteleri Huni öldü ve Majesteleri Sneferu, bu tüm diyarın iyiliksever kralı olarak tahta çıktı.”

Refah Dönemi: Bu metin, Huni döneminin bir kaosla değil, refah ve düzen içinde sona erdiğini; Sneferu’ya işleyen, zengin bir devlet bıraktığını kanıtlar. Torino Kral Listesi de ona 24 yıllık uzun bir saltanat atfeder.

İmar Faaliyetleri

Huni’nin mimari mirası, Mısır arkeolojisinin en ilginç konularından biridir. O, piramitleri sadece mezar olmaktan çıkarıp “güç sembolüne” dönüştürmüştür.

Taşra Piramitleri (Provincial Pyramids): Huni’nin asıl imzası, Mısır’ın çeşitli bölgelerine (taşraya) inşa ettirdiği 7 adet küçük basamaklı piramittir.

Konumlar: Elephantine (Asvan), Edfu, Al-Kula, Ombos, Sinki (Abydos), Zawyet el-Meitin ve Seila.

Amaç: Bu küçük piramitlerin (yükseklikleri 10-15 metre) altında mezar odası yoktur. Bunlar mezar değil, kraliyet gücünün ve kültünün simgeleridir. Kral, merkezi otoriteyi ve “firavun ilahiyatını” bu anıtlarla başkentten en uzak köylere kadar taşımıştır. Bu, merkezi devletin gücünün zirvesidir.

Meidum Piramidi Tartışması: Kahire’nin güneyindeki Meidum’da bulunan devasa kule benzeri yapı, uzun süre Huni’ye atfedilmiştir. Teoriye göre Huni bunu basamaklı piramit olarak başlattı, Sneferu ise düz piramide çevirdi. Ancak günümüzde bu yapının tamamen Sneferu’ya ait olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Yine de yapının çekirdeğinde Huni’nin planı olabilir.

Elephantine Kalesi: Mısır’ın güney kapısı olan Elephantine Adası’nda (Asvan), Huni’nin ismini taşıyan bir granit koni bulunmuştur. Burada bir kale kurarak Nubya sınırını tahkim etmiştir.

    Dini Yaklaşımı

    Huni’nin döneminde sanatın inceldiğini gösteren en önemli eser, Louvre Müzesi’ndeki Qahedjet Steli‘dir.

    Tanrı ile Kucaklaşma: Stelde, kral (Qahedjet ismiyle – muhtemelen Huni’nin Horus ismi), şahin başlı tanrı Horus ile samimi bir şekilde kucaklaşırken tasvir edilmiştir. Bu, kralın tanrısal statüsünün ve tanrılarla olan yakınlığının sanatta daha “insani” ve estetik bir dille anlatılmaya başlandığını gösterir.

    Ölümü ve Mezarı

    Huni’nin nereye gömüldüğü Mısırbilimin çözülememiş gizemlerinden biridir.

    Meidum mu, Sakkara mı?: Eğer Meidum Piramidi’ni o başlattıysa oraya gömülmeyi planlamış olabilir, ancak orada ona dair iz yoktur. Bazı arkeologlar, Sakkara’daki tamamlanmamış “Mastaba 3073″ün ona ait olabileceğini düşünür.

    Sonuç: Huni’nin mumyası asla bulunamamıştır. Muhtemelen keşfedilmemiş bir mastabada veya yağmalanmış bir çukurda yatmaktadır.

    Miras

    Huni, 3. Hanedanlık’ın deneysel mimarisini ve idari yapısını olgunlaştıran kişidir.

    Devletin Varlığı: Taşra piramitleri projesi, devletin her yerde “görünür” olmasını sağlamıştır.

    Genetik Miras: Kızı Hetepheres aracılığıyla, 4. Hanedanlık’ın o muazzam “Güneş Kralları”nın (Keops, Kefren) kanını taşıyan atadır.

      Huni olmasaydı, Sneferu’nun inşaat tecrübesi ve Keops’un ihtişamı muhtemelen mümkün olmayacaktı. O, büyük fırtına öncesindeki son sessiz ve güçlü limandır.