Hüküm Süresi: M.Ö. 3050 civarı (1. Hanedanlık) – Yaklaşık 41 veya 57 Yıl Unvanlar: Horus Djer (“Kurtarıcı/Yardım Eden Horus”), Itit (Kral Listelerinde geçen ismi), İki Diyarın Efendisi.
Tarih ve Efsane
Narmer Mısırı birleştirmesi Hor-Aha devlet düzeni vermesi Djer ise bu devleti bir imparatorluğa dönüştürme ideolojisini ortaya koydu. Birinci Hanedanlığın üçüncü firavunu olan Djer Mısır tahtında 40 yıldan fazla kalarak (Manetho 57 yıl der, modern tahminler 41 yıl civarındadır), Erken Hanedanlık döneminin en uzun süreli ve istikrarlı yönetimini sergiledi.
Djer dönemi Mısır ekonomisinin istikrarı sanatın önemsendiği ve askeri gücün sadece iç isyanları bastırmak için değil, dış fetihler için kullanıldığı bir çağ olarak kabul edilir.
Kökeni ve Ailesi
Ebeveynleri: Babası firavun Hor-Aha’dır. Annesinin ise Aha’nın eşlerinden biri olan Khenthap olduğu düşünülmektedir, ancak bu konuda kesin bir arkeolojik kanıt henüz bulunamamıştır.
Eşi Herneith: Djer’in Büyük Kraliyet Eşi Herneith’tir. Herneith’in mezarı Sakkara‘da bulunmuştur ve kraliçenin yönetimdeki gücünü gösteren unvanlar içerir.
Kızı Merneith: Djer’in en büyük mirası belki de kızı Merneith’tir. Merneith, ilerleyen yıllarda oğlu Den adına naiplik yapacak ve Mısır tarihinin ilk “kadın hükümdarı” (resmi firavun unvanı almasa da) olarak tarihe geçecektir. Bu durum, Djer’in sarayında kadınların güçlü bir konuma sahip olduğunu gösterir.
Saltanat Yılları
Djer’in uzun saltanatı, Mısır bürokrasisinin tam anlamıyla oturmasını sağladı. Palermo Taşı’ndaki (Mısır tarihinin en eski yıllıklarından biri) kayıtlar, Djer’in saltanat yıllarını eksiksiz olarak listeler. Bu yılların çoğunda Horus’un Takipçilerinin (Şemsu-Hor) vergi toplama ve denetim gezileri ile dini festivaller kaydedilmiştir. Bu kayıtlar, devletin tıkır tıkır işlediğinin en büyük kanıtıdır.
Askeri ve Siyasi Olaylar
Sina Seferleri ve Setjet: Djer’in yıllık tabletlerinde “Setjet diyarının vurulması” (Smiting of Setjet) ifadesi geçer. Setjet, Asya’yı (Sina Yarımadası ve ötesi) ifade eder. Bu kayıt, Mısır’ın Sina’daki turkuaz ve bakır madenlerini kontrol etmek için doğuya düzenlediği ilk büyük seferin belgesidir.
Nubya Sınırı ve Şeyh Süleyman Yazıtı: Djer’in askeri gücünün güneye, Afrika’nın içlerine kadar uzandığının en büyük kanıtı Gebel Sheikh Suleiman kaya yazıtıdır (Wadi Halfa yakınları). Bu kabartmada, Nil sularında yüzen ölü düşmanlar ve esir alınmış şehir sembolleri görülür. Bu yazıt, Djer’in Nubya üzerindeki hakimiyetini ve ticaret yollarını güvence altına aldığını gösterir.
Libya ile Mücadele: Batı sınırındaki Libya kabilelerine karşı da seferler düzenlenmiş, Mısır’ın batı kanadı güvence altına alınmıştır.
İmar Faaliyetleri ve Zanaatkarlık
Kraliyet Sarayı: Memfis‘teki saray kompleksi genişletilmiş, devlet hazinesi zenginleşmiştir.
Mücevher Sanatı: Djer’in dönemi, kuyumculuk sanatının zirvesidir. Mezarında bulunan eserler (aşağıda detaylandırılacak), Mısır zanaatkarlarının altın, turkuaz ve lapis lazuli’yi (Afganistan’dan gelen bir taş) işleme konusundaki ustalığını kanıtlar. Bu, o dönemde Mısır’ın Afganistan’a kadar uzanan bir ticaret ağına erişimi olduğunu gösterir.
Dini Yaklaşımı
338 Kurban: Djer öldüğünde, onunla birlikte öbür dünyaya gitmesi için 300’den fazla kişi kurban edilmiştir. Bu kişiler arasında cariyeler, askerler ve üst düzey yetkililer vardır. Bu sayı, Mısır tarihindeki en yüksek rakamlardan biridir. Bu durum, kralın sadece politik bir lider değil, hayat ve ölüm üzerinde mutlak söz sahibi bir tanrı olarak görüldüğünü kanıtlar.
Ölümü ve Mezarı
Devasa Mezar: Mezar kompleksi, yaklaşık 70×40 metre boyutlarındadır. Yer altına oyulmuş devasa bir ahşap ve kerpiç saray gibidir.
Osiris Yanılgısı: Djer’in mezarı o kadar ihtişamlıydı ki binlerce yıl sonra (Orta Krallık döneminde) Mısırlılar bu mezarın asıl sahibini unuttular ve burayı tanrı Osiris’in mezarı sandılar Yüzyıllar boyunca bu mezar, Osiris kültü için bir hac merkezi oldu üzerine adaklar bırakıldı ve törenler düzenlendi.
Mezardaki Kol: Arkeolog Flinders Petrie mezarı kazdığında, yağmacılardan arta kalan bir bulguyla karşılaştı Bir duvar deliğine sıkışmış, mumyalanmış bir kol Bu kolun üzerinde Birinci Hanedanlık sanatının şaheseri sayılan dört adet bilezik vardı. Altın, turkuaz ve ametistten yapılmış bu bilezikler, Kahire Müzesi’nin en değerli parçaları arasındadır.
Miras
Kızı Merneith ve torunu Den, onun kurduğu bu sağlam temel üzerinde Mısır’ı yöneteceklerdi. Onun mezarı ise, ironik bir şekilde, kendi isminden çok Osiris’in ismiyle anıldı.

