İsis, Horus‘un koruyucu annesi ve Osiris‘in sadık eşidir. Geb ve Nut‘un çocukları olarak Heliopolis Ennead‘ının dördüncü kuşağının bir parçasıdır. En yaygın tasviri, adını yazmaya yardımcı olan taht sembolünü takan bir kadın figürüdür. Bu nedenle “Taht Tanrıçası” olarak da anılır ve her Mısır kralının annesi olarak kabul edilirdi. Onun anne şefkati zamanla tüm insanlığı kapsayacak şekilde genişlemiş ve İsis, diğer tüm Mısır tanrılarından daha geniş bir alanda tapınım görmüştür.
İsis’in, Osiris ve Horus hakkındaki en eski mitlerde ne kadar yer aldığı tam olarak belli değildir. MÖ birinci binyıla ait çoğu kaynakta, İsis, Seth’in amansız düşmanı olarak gösterilir. Seth ve takipçilerini avlamak ve yok etmek için birçok farklı forma bürünür. Horus’un kral ilan edildiği an, İsis’in duyduğu sevinç dillerden düşmez. Horus’un annesine tecavüz ederek ona karşılık vermesi garip görünse de, her kralın taht tanrıçasını sahiplenip kendisinin bir tekrarını yaratması gerektiği inancı bu mitin kökenini oluşturur.
İsis, büyü ve edebi metinlerde kurnazlığı ve kararlılığı ile vurgulanır. Weret-Hekau (Büyünün Büyüğü) olarak, kralları emziren ve koruyan bir kobra olarak gösterilebilirdi. “Milyonlarca tanrıdan daha zeki” ve Mısır’ın sınırlarını “milyonlarca askerden daha iyi koruyan” biri olarak anılırdı. Ra’nın Gerçek Adı adlı hikayede, istediğini elde etmek için güneş tanrısının kendi gücünü ona karşı kullanmayı başarır.
Geç Yeni Krallık’tan itibaren İsis, sıklıkla Ra ile birlikte güneş teknesinde gösterilmeye başlanmıştır. Bu, Hathor‘dan devraldığı rollerden biriydi. MÖ birinci binyılda İsis kültü giderek daha belirgin hale geldi. Gemileri limanlara güvenle ulaştırmaktan sorumlu bir deniz tanrıçası olarak onurlandırılmaya başlandı. Yunanlılar, İsis’i sürekli kayıp bir çocuğu arayan hasat tanrıçası Demeter ile özdeşleştirmişlerdir. Zira İsis, yıldız formu Sopdet/Sothis olarak her zaman hasadı mümkün kılan taşkınla ilişkilendirilmiştir.
Greko-Romen Dönemi’ne ait ilahilere göre dünyayı yaratan ve erkeklerin kadınları, çocukların da ebeveynlerini sevmesini emreden İsis’ti. Diğer tüm tanrıçalar onun yalnızca “isimleri” haline gelmiştir. Plutarkhos, “İsis ve Osiris Hakkında” adlı kitabında, her şeye gücü yeten İsis’in, acı çeken insanları teselli etmek için kendini kederli bir kadın olarak tasvir etmesine izin verdiğini öne sürmüştür. Bu ve inananlara mutlu bir ahiret vaadi, İsis kültünü ilk milenyumun ilk yüzyıllarında Hıristiyanlığın en yakın rakibi haline getirmiştir.

