Imhotep, MÖ 27. yüzyılda yaşamış ve daha sonra bilgi ve şifa tanrısı olarak tanrılaştırılmış, tarihi bir figürdür. Yüksek bir memur ve ünlü bir mimar olan Imhotep, sonraki dönemlerde bilgeliği ve mimari dehasıyla anılmaya başlanmıştır. Genellikle kucağında açık bir papirüs parşömeniyle oturan, rahip kıyafetli bir adam olarak tasvir edilmiştir.
Geç Dönem’de, onun olağanüstü yeteneklerini açıklayan bir mitoloji ortaya çıkmıştır. Bir metne göre, tanrı Ptah ile güzel bir şarkıcı olan Kheredankhw‘nun oğlu olduğu söylenir. Normalde sadece krallara “tanrıların oğlu” denirken, Imhotep için bu unvanın kullanılması onu özel kılıyordu. Saqqara’dan bir yazıtta, Imhotep’in hikayesinin ana olayları şu şekilde sıralanır: doğumu, çocukken babası Ptah ve ilahi üvey annesi Sekhmet‘e takdim edilişi, Sekhmet’in yardımıyla Asyalıları yenmesi, ölümü, mumyalanması ve bir tanrı olarak ortaya çıkışı.
Yunanlılar, onu kendi tıp tanrıları Asklepios ile özdeşleştirerek şifa tanrısı rolünü pekiştirmişlerdir. Memphis yakınlarındaki çölde bulunan sözde mezarı ve yakınındaki Asklepion adlı bir tapınak, hasta insanlar ve çocuksuz çiftler için önemli bir hac merkezi haline gelmiştir. Tıbbın kurucusu Hipokrat’ın, Imhotep’in Memphis’teki tapınağında saklanan kitaplardan ilham aldığı söylenir. Imhotep’in, insanlara rüyalarında görünerek şifa verdiği ve rüyalarını yorumladığına inanılıyordu.
Imhotep’in etkisi, ölümünden sonra bile binlerce yıl boyunca devam etmiştir. Bir hikayeye göre bir Asur kraliçesini yenmek için büyü kullandığı anlatılırken, “Asklepios” olarak bilinen felsefi metinde onun ve Thoth‘un evrenin sırları hakkındaki diyalogu yer alır. Ölümünden üç bin yıl sonra bile Imhotep, Mısır bilgeliğinin somut bir örneği olarak anılmaya devam etmiştir.

