Hüküm Süresi: M.Ö. 2670 civarı (3. Hanedanlık) – Manetho’ya göre 29 yıl, modern tahminlere göre 19-28 yıl. Unvanlar: Horus Netjerikhet (“Bedeni İlahi Olan”), Djoser (“Kutsal Olan”), İki Diyarın Kralı, Nub-Ra (“Ra’nın Altını” – İlk kez bu dönemde belirginleşir).
Tarih ve Efsane
Mısır tarihinde hiçbir geçiş, 2. Hanedanlık’tan 3. Hanedanlık’a geçiş kadar keskin ve kalıcı olmamıştır. Firavun Djoser, sadece bir hanedan kurmamış, Mısır’ı bir kabile konfederasyonundan çıkarıp, mutlak monarşi ile yönetilen, devasa iş gücünü organize edebilen ve matematikte/mimaride çığır açan bir süper güce dönüştürmüştür.
Mısırbilimciler için Djoser, “Eski Krallık” (Old Kingdom) döneminin fiili kurucusudur. Onun saltanatı, insanoğlunun mimari potansiyelinin sınırlarını zorladığı ve “imkansız” denilenin (devasa taş dağlar inşa etmek) başarıldığı andır. O, kerpiçten taşa, yani fanilikten ebediyete geçişin sembolüdür.
Kökeni ve Ailesi
Djoser, tahtı tesadüfen bulmamış, Mısır’ı birleştiren güçlü bir ailenin mirasını devralmıştır. Yaşadığı dönemde adı asla “Djoser” değildi. Tüm anıtlarda “Netjerikhet“ (Bedeni İlahi Olan) ismini kullandı. “Djoser” ismi, bin yıl sonra Orta Krallık döneminde ona duyulan saygıdan dolayı verilmiş bir lakaptır. Bu iki ismin aynı kişi olduğu, Kıtlık Steli sayesinde kanıtlanmıştır Babası, 2. Hanedanlık’ın son büyük kralı Khasekhemwy’dir. Annesi ise “Kral Çocuklarının Annesi” unvanını taşıyan Kraliçe Nimaathap’tır. Djoser’in taht meşruiyeti muhtemelen annesi üzerinden gelmektedir. Eşinin Hetephernebti olduğuda sınır stellerindeki çizimlerden bilinmektedir.
Saltanat Yılları
Djoser’in saltanatı, Mısır’ın idari başkentinin kesin olarak Memphis’e taşındığı ve bürokrasinin zirve yaptığı bir dönemdir. Djoser’den bahsederken, onun veziri, baş mimarı ve baş rahibi İmhotep’i anmamız gerekir. İmhotep, tarihte ismi bilinen ilk mimar ve mühendistir. Djoser, bu dahiye o kadar saygı duymuştur ki, kendi heykelinin kaidesine bir firavun için alışılmadık bir tevazu ile İmhotep’in adını ve unvanlarını yazdırmıştır.
Askeri ve Siyasi Olaylar
Djoser, hem inşaa faliyetlerine odaklanan onun yanında sert bir komutandır. Sina Seferleri (Wadi Maghara) Sina Yarımadası’ndaki turkuaz madenlerinde Djoser’in bir kabartması bulunmuştur. Sahnede kral, bir Bedevi şefini saçlarından yakalamış ve topuzuyla kafasına vururken (smiting scene) tasvir edilmiştir. Bu, hammadde kaynaklarının (bakır ve turkuaz) güvenliği için ordunun çölü aştığını gösterir. Saltanatı sırasında Mısır’ın güney sınırı Birinci Şelale’ye (Asvan) kadar kesinleşmiş ve Nubya ile ticaret yoğunlaşmıştır.
İmar Faaliyetleri
Djoser’in en büyük mirası, Sakkara’da inşa ettirdiği mezar kompleksidir. Bu yapı, dünyanın yontulmuş taştan yapılmış en eski büyük anıtsal yapısıdır. Sakkara Basamaklı Piramidi, İmhotep tarafından tasarlanan yapı, bir dizi deneme yanılma sonucu ortaya çıkmıştır. Önce kare bir Mastaba (M1) olarak başladı. Sonra yatay olarak genişletildi. En sonunda üzerine katlar çıkılarak 4 basamaklı, sonra da 6 basamaklı, 62 metre yüksekliğinde bir piramide dönüştürüldü. Piramidin altındaki 5.7 kilometrelik tünel ağında, kralın sarayını taklit eden odalar bulunur. Bu odaların duvarları, Nil’in sularını simgeleyen mavi taşla kaplanmıştır. Djoser, piramidin altındaki galerilerde, kendisinden önceki krallara (1. ve 2. Hanedanlık) ait 40.000’den fazla taş vazoyu depolayarak atalarının mirasını koruma altına almıştır.
Dini Yaklaşımı ve Serdab
Djoser, Güneş kültü (Heliopolis) ile Yıldız kültünü (Kuzey Yıldızları) sentezleyen bir teoloji izlemiştir. Piramidin kuzey tarafında, “Serdab” adı verilen kapalı bir oda bulunur. İçinde Djoser’in tahtta oturan heykeli vardır. Odanın duvarında göz hizasında iki küçük delik açılmıştır. Djoser’in ruhunun (Ka) bu deliklerden dışarı bakarak kendisine sunulan tütsüleri kokladığına ve “Hiç Batmayan Yıldızları” izlediğine inanılırdı.
Efsane
Djoser hakkında anlatılan en ünlü hikaye, Ptolemaios dönemine (Djoser’den 2000 yıl sonrasına) ait Kıtlık Steli efsanesidir. Nil nehri 7 yıl boyunca taşmaz ve kıtlık başlar. Djoser rüyasında Tanrı Khnum’u görür. Djoser, Elefantin adasındaki (Asvan) Khnum tapınağına topraklar bağışlar ve Nil tekrar yükselir. Bu hikaye, Djoser’in binlerce yıl sonra bile “halkını kurtaran bilge kral” olarak hatırlandığını kanıtlar.
Ölümü ve Miras
Djoser, Sakkara’daki piramidine gömüldü. Mezarı antik çağda soyulmuş olsa da, mumyasının parçaları (bir ayak kemiği) bulunmuştur ve karbon testleri dönemi doğrulamıştır. Djoser, Mısır medeniyetinin çıtasını arşa çıkarmıştır. Kendisinden sonra gelen hiçbir firavun, artık “kerpiç mezar” ile yetinemiş. Djoser, ebediyetin ölçütünü piramitlerle erişilebilen bir geleneği başlatmıştır.

